Sıkça Sorulan Sorular

Yeni Koronavirüs (SARS-CoV-2), ilk olarak Çin’in Vuhan şehrinde Aralık ayı sonlarında solunum yolu rahatsızlığı belirtileri (ateş, öksürük, nefes darlığı) gösteren bir grup hastada yapılan araştırmalar sonucunda tanımlanmış bir virüstür. Salgın başlangıçta bu bölgedeki deniz ürünleri ve hayvan pazarında bulunan kişilerde tespit edilmiştir. Daha sonra insandan insana bulaşarak, Vuhan başta olmak üzere Hubei eyaletindeki diğer şehirlere ve Çin Halk Cumhuriyeti’nin diğer eyaletlerine ve diğer dünya ülkelerine yayılmıştır.
Coronavirüsler, hayvanlarda veya insanlarda hastalığa neden olabilen bir virüs ailesidir. SARS-CoV-2 virüsü
Coronaviridae olarak bilinen geniş bir virüs familyasına aittir. İnsanlarda hastalık yapan 7 farklı tür koronavirüsün, soğuk algınlığı, Orta Doğu Solunum Yetmezliği Sendromu (MERS) ve Şiddetli Akut Solunum Yolu Sendromu (SARS) gibi daha şiddetli solunum yolu enfeksiyonlarına neden olduğu bilinmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından virüsün resmi adı SARS-CoV-2 (Şiddetli Akut Solunum Sendromu-Koronavirus-2), virüsün neden olduğu hastalık ise COVID-19 olarak belirlenmiştir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11 Mart 2020 tarihinde salgın, pandemi, yani küresel salgın hastalık olarak ilan edilmiştir.

Virüs, insandan insana çoğunlukla enfekte olmuş bireylerin öksürük, hapşırık ile ortama saçılan solunum salgısı damlacıkları ve hastaların temas ettiği yüzeylerden göz, ağız, burun mukozası ve el sıkışma ile bulaşabilir. Öte yandan öksürük gibi yollarla yüzeylere yayılabilecek solunum damlacıklarının da bir süre bulaşıcılık özelliği taşıdığı gösterilmiştir. Coronavirüsler genel olarak dış ortamda dayanıklılığı olmayan virüslerdir. Ancak bugün için yeni koronavirüsün bulaşıcılık süresi ve dış ortama dayanma süresi net olarak bilinmemektedir.

 

Yeni Koronavirüs enfeksiyonu (COVID-19) tanısı için gerekli moleküler testler ülkemizde mevcuttur. Tanı testi Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş 37 farklı COVID-19 Referans Laboratuvarında yapılmaktadır. Bu laboratuvarlar ve hizmet ettikleri illerin listesine aşağıdaki internet sitesinden erişilebilmektedir:

https://covid19bilgi.saglik.gov.tr/tr/laboratuvar-listesi

Yeni Koronavirüs enfeksiyonunun (COVID-19) virüse karşı etkili bir tedavisi yoktur. Hastanın genel durumuna göre gerekli destek tedavisi uygulanmaktadır. Bazı ilaçların virüs üzerindeki etkinliği araştıran çalışmalar ve klinik araştırma çalışmaları devam etmektedir, ancak şu an için virüse karşı etkili bir ilaç bulunmamaktadır. 

Antibiyotikler virüslere etki etmez, sadece bakterilere karşı etkilidir. COVID-19 enfeksiyonuna neden olan patojen SARS-CoV-2 olarak adlandırılan bir virüstür. Bununla birlikte güncel destek tedavisinde SARS-CoV-2 virüsü  enfeksiyonunu müteakip gelişen bakteriyel enfeksiyonlar olabildiğinden,  COVID-19 ön tanısı ile hastanelere başvuran pnömoni ve ağır pnömonisi olan hastalarda, bakteriler ve diğer virüsler dikkate alınarak ampirik tedavi planlanır. Ampirik tedavide kullanılacak antibiyotiğin seçimi hastanın klinik durumuna ve Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan tedavi rehberlerine göre yapılır.

Virüsün kuluçka süresi 2 gün ile 14 gün arasındadır.

Belirtisiz olgular olabileceği bildirilmekle birlikte, bunların oranı bilinmemektedir. En çok karşılaşılan belirtiler ateş, öksürük ve nefes darlığıdır. Şiddetli olgularda zatürre, ağır solunum yetmezliği, böbrek yetmezliği ve ölüm gelişebilmektedir.

Elde edilen veriler doğrultusunda ileri yaş ve eşlik eden hastalığı (astım, diyabet, kalp hastalığı gibi) olanlarda virüsün ağır hastalık oluşturma riski daha yüksektir. Bugünkü verilerle hastalığın %10-15 olguda ağır seyrettiği, yaklaşık %2 olguda da ölümle sonuçlandığı bilinmektedir.

Hastalanan kişilerle ilgili yayımlanmış verilere göre hastalık nispeten yavaş bir seyir göstermektedir. İlk birkaç gün daha hafif şikayetler (ateş, boğaz ağrısı, halsizlik gibi) görülmekte sonrasında öksürük, nefes darlığı gibi belirtiler eklenmektedir. Hastalar genellikle 7 günden sonra hastaneye başvuracak kadar ağırlaşmaktadır. Dolayısı ile sosyal medyada yer alan, birden bire yere düşüp hastalanan veya ölen hastalarla ilgili videolar gerçeği yansıtmamaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak kabul edilmiştir. Hastalık Çin Halk Cumhuriyet’inde ortaya çıkmış ve 28 Mart 2020 itibarıyla hemen hemen dünyadaki tüm ülkelere yayılmıştır.  27 Mart 2020 tarihi itibarıyla ülkemizden yurtdışına tüm gidiş-gelişler durdurulmuştur.

Sağlık Bakanlığı tarafından hastalıkla ilgili dünyadaki gelişmeler ve hastalığın uluslararası yayılımı yakından takip edilmektedir. COVID-19 Bilim Kurulu oluşturulmuştur. Yeni Koronavirüs enfeksiyonuna (COVID-19) yönelik Risk Değerlendirme ve Bilim Kurulu toplantıları düzenli olarak gerçekleştirilmektedir. Ayrıca, konunun tüm tarafları (Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü, Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü, gibi tüm paydaşlar) sürece dahil ederek konu takip edilmeye devam etmektedir.

Hastalığa yönelik tanı, olası vakada uygulanacak prosedürler, korunma ve kontrol önlemleri ile ilgili bir rehber hazırlanmıştır. Tespit edilen vakalara yönelik yönetim algoritmaları oluşturulmuştur ve ilgili tarafların görev ve sorumlulukları tanımlanmıştır. Rehberde ayrıca vaka görülen ülkelere gidecek veya oralardan gelecek kişilerin yapması gerekenler de yer almaktadır. Sürekli güncellenen bu rehbere ve rehberle ilgili sunumlara, sık sorulan soruların cevaplarına, afiş ve broşürlere Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü’nün resmi web sitesinden ulaşılabilmektedir. Ayrıca olası vaka tanımına uyan kişilerden solunum yolu numunesi alınarak numune sonucu çıkana kadar sağlık tesisi koşullarında izole edilmektedir.

Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü bünyesindeki Halk Sağlığı Acilleri Operasyon Merkezi’nde 7/24 esasına göre çalışan ekipler oluşturulmuştur. Ülkemizde, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerileri ile paralel olarak gerekli tüm önlemler alınmıştır.

Hayır, henüz geliştirilmiş bir aşısı bulunmamaktadır. Teknolojideki gelişmelere rağmen insanlar üzerinde güvenle kullanılabilecek bir aşının en erken bir yılda üretilebileceği bildirilmektedir.

Akut solunum yolu enfeksiyonlarının genel bulaşma riskini azaltmak için önerilen temel ilkeler Yeni Koronavirüs (COVID-19) için de geçerlidir. Bunlar;

- El temizliğine dikkat edilmelidir. Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalı, sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptiği kullanılmalıdır. Antiseptik veya antibakteriyel içeren sabun kullanmaya gerek yoktur, normal sabun yeterlidir.

- Eller yıkanmadan ağız, burun ve gözlerle temas edilmemelidir.

- Hasta insanlarla temastan kaçınmalıdır (mümkün ise en az 1 m uzakta bulunulmalı).

- Özellikle hasta insanlarla veya çevreleriyle doğrudan temas ettikten sonra eller sık sık yıkanmalıdır.
- Bugün için ülkemizde sağlıklı kişilerin maske kullanmasına gerek yoktur. Herhangi bir viral solunum yolu enfeksiyonu geçirmekte olan kişinin öksürme veya hapşırma sırasında burun ve ağzını tek kullanımlık kağıt mendil ile örtmesi, kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda ise dirsek içini kullanması, mümkünse kalabalık yerlere girmemesi, eğer girmek zorunda kalınıyorsa ağız ve burnunu kapatması, mümkünse tıbbi maske kullanması önerilmektedir.

Genel olarak bu virüsler yüzeylerde kısa süre canlı kalabildikleri için paket veya kargo ile bulaşma olması beklenmemektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün de bu konuda kısıtlaması yoktur.

27 Mart 2020 tarihinde Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan açıklama ile  yurt dışı tüm uçuşlar durdurulmuştur.

El temizliğine dikkat edilmelidir. Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalı, sabun ve suyun olmadığı durumlarda alkol bazlı el antiseptikleri kullanılmalıdır. Antiseptik veya antibakteriyel içeren sabun kullanmaya gerek yoktur, normal sabun yeterlidir.

Öksürme veya hapşırma sırasında burun ve ağızın tek kullanımlık kağıt mendil ile örtülmesi, kağıt mendilin bulunmadığı durumlarda ise dirsek içinin kullanılması, mümkünse kalabalık yerlere girilmemesi önerilir.

Evde bakılan kedi/köpek gibi evcil hayvanların Yeni Koronavirüsla (SARS-CoV-2) enfekte olması beklenmemektedir. Ancak evcil hayvanlarla temas sonrası her zaman için ellerin su ve sabunla yıkanması gereklidir. Böylece hayvanlardan bulaşabilecek diğer enfeksiyonlara karşı korunma sağlanacaktır.

Hayır. Burnu tuzlu suyla düzenli olarak yıkamanın Yeni Koronavirüs enfeksiyonundan (COVID-19) korunmada bir faydası yoktur.